4 Haziran 2013 Salı

SON DAMLA



Taş yok, sopa yok, silah yok, küfür yok… Yaşam alanlarına müdahale edildiği için canlarına tak etmiş binlerce yürek partisiz, ideolojisiz, politikanın kirli ellerinden ırak parkına yürüyor. “Park” onlar için 4+4’ün, alkol yasağının, kürtaj yasağının, katledilen ağaçların, hakların, özgürlüklerin sembolü. En büyük farkları ve tek güçleri birbirlerine sımsıkı sarılmış olmaları. “Küfür etmeyin”, “kimseyi incitmeyin”, “saldırmayın” “sadece sevgiyle hayatınıza sahip çıkın” diyen, kan, gözyaşı istemeyen; ama yedikleri biber gazlarıyla ve saldırılarla kanın ve gözyaşının en acısıyla yüz yüze kalan, kendilerini limonla, ev yapımı gaz maskeleriyle korumaya çalışan, düşeni elinden tutup kaldıran, polisine yiyecek ikram edip karşılığında “gelenektir tabağınız boş gitmesin” diyen polisin biber gazına maruz kalan, hiçbir şey yapamıyorsa tenceresini tavasını alıp balkonuna çıkan, ışıklarını yakıp söndüren, kornasına basan, inatla, herşeye rağmen “ben de varım” diyen, uyuduğu zannedilirken herşeyin farkında olduğu anlaşılan ve “oh be yalnız değilmişim” dedirten bir kitle...

Meğerse herkes bardağı taşıran o son damlayı bekliyormuş. Son damlayı taşıranların ellerine sağlık, silkindik hep birlikte kendimize geldik… Tenceremiz tavamız hep aynı ama  bu kez havamız kesinlikle çok farklı.